AYA BAKAN AYÇİÇEĞİ

Aydayım
yedi yirmi dört denize bakan masalar
kıskançlığımdan bacakları kırılacak
o masadayım
orta kahvemin sadeye dönüştüğü
gözümün ay çiçeği gibi açıldığı
Aydayım

Bileğimi yerden tavana kadar kesen cam kenarı

bir yan payidar sohbete eşlik eden pufpuflar
diğer yan onlara tepeden tepeden sandalyelerin sığ sohbeti
üzerimdeki ceket güzeldi o zamanlar
bence şimdi daha güzel
öğrenmişlik üzerime tam oturmuş
ön iplerinden büzmüşüm cahillikleri
şu kedi yoktu
tembel yastığı,
keyif yeri bellediği kitaplığı
yumuşacık tüyleri metrelerce öteden belli 
yüzünü kapamış Moda’nın çırılçıplak güneşine
vallahi ya vallahi elleri gözlerinde

Takvim yaprakları bugüne ait değil bugün 
senin bana ait olmadığın gibi
her bir gün ayrılmaya meyyal doğduğu gökyüzünden
bir ayrılma düzeni yaşam
Ayda ayrılmayı ayırabilsem kaderden
özgürlüğün başladığı ilk yer olacak 
unutmasız hafızam

Mum dibine ışık veriyor 

söylendiği gibi
söylediğin gibi her şey
dibinde bir kağıt
içine içine işleyen saman yüzeyde 
katre katre his duruyor
yıl başları zamanları
kalın siyah kazak,ütülü beyaz gömlekle dansa tutuşmuşken
belki küllenmiş ocak
belki o takvimsiz şubat

Ağlamaya başlıyor yer-zaman bilmez koltukaltlarım
sırtına saç yaptım
şemalimin çıktığı yerime
sen de, 'biraz yalakalık'
ben diyeyim 'kendimi sevdirmek'


Yoka konuşmak 
duvara konuşmaktan daha iyi hissettiriyor
bir şizofreni dalgası 
zincirliyor ayak bileklerimi 
'Yok' sana dönüşüyor 
perestiş halim sonsuz memnunlukla taşıyor esirliği

Sosa bulanıyorum
şekere bulanıyorum
jöleye bulanıyorum
hepsine açım 
sen sen midem
dört çizgi eşittir iki çarpı yiyorum önümdeki menüden
birden yine acıkıveriyorum müptelası olduğum acılara 

Ellerini yalıyor umursamazlık bir köşede
temizliyor soru işaretlerini
sadece noktaları kalıyor yarım yarım cümlelerde
besleniyor lambalar
günün sonsuz ışığından
dinç kalabilmek için karanlık gece üçlerinde

Büyük dil anlatım yanlışları yaptırıyorsun dilime ve anlatımıma

fakat seni affediyorum
cennette bir yasak meyve vardı
çekinmedin neye benzediğine bakmaktan
gözetlendik saniye saniye daha bitmemiş çimler tarafından
bitirildik
anca sen dirseklerini koyduğunda anlam kazanan masa 
aldı çoktan parmak izlerini
karıştık kayıplara
ben bile bulamadım Ayda ayak izlerimizi

Gidecek olmak yaklaştı
geçecek bir gemi olmasa da 
sağlam basıyor ayakları limanın 
türk kahvesi kapatıyor hatrını bilmez parmaklar
ömür boyu gizlenecek bir niyetle
bir fal öylece kalacak hiç açılmadan
yollarımı telveler değil

Aylar yaratacak çiçeklerle

Yorumlar

Popüler Yayınlar